Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13456 E. 2025/15938 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13456
- Karar No
- 2025/15938
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/281 E., 2022/527 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.06.2019 tarih ve 2019/352 Esas, 2019/439 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.04.2021 tarih ve 2019/2302 Esas,2021/527 Karar sayılı kararı ile, “1-Sanığın katılanın rızası dışında aldığı ev anahtarı ile söz konusu eylemi gerçekleştirmiş olması nedeniyle hırsızlık eyleminin özel madde niteliğindeki TCK'nun 142/2-d maddesini ihlal ettiği gözetilmeksizin, sanığın TCK'nun 142/2-h-d maddeleri kapsamında cezalandırılmış olması, 2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/37 Esas, 2014/404 Karar sayılı ilam tekerrüre esas olduğu halde, sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmamış olması, 3-Sanığın, yanındaki bir erkekle konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunu işlediğine dair tanık beyanı bulunmasına rağmen TCK'nun 119/1-c maddesinin uygulanmamış olması, nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.04.2021 tarih ve 2019/2302 Esas, 2021/527 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.12.2021 tarih ve 2021/355 Esas 2021/645 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesin gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.