Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13321 E. 2025/15440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13321
- Karar No
- 2025/15440
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/612 E., 2022/716 K. SUÇLAR : Hırsızlık,resmi belgede sahtecilik,mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ek kararın onanması, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve mala zarar verme suçlarından verilen 31.03.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/612 Esas, 2022/716 Karar sayılı ek kararının; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/612 Esas, 2022/716 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II- Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçla ilgisinin bulunmadığına ve diğer sanıkla aralarında husumet bulunduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve ikinci kez mükerrirlik uygulamasına esas alınan Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/797 Esas, 2018/269 Karar sayılı ve hırsızlık suçundan 2 yıl 10 ay hapis cezasını içeren ilâmının, temyize konu suç tarihinden sonra 09.11.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, adı geçen mahkeme kararının tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen 2 ay hapis cezasını içeren ve 12.06.2017 tarihinde kesinleşen Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/848 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas mahiyette olduğu ve bu ilâmda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulandığı nazara alınarak, anılan ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/848 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı TCK'nın 292/1., 293/1. maddesi uyarınca hükmedilen 2 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, bu ilâmda da aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan usul ve yasaya uygun bulunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.