Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1310 E. 2024/6736 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1310
- Karar No
- 2024/6736
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/554 E., 2022/622 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın bozma sonrası duruşmada alınan savunması, sanık müdafiinin beyanları ve sanığın vasisi tarafından dosyaya sunulan 21.10.2022 tarihli dilekçe içeriği dikkate alındığında; atılı suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a) Sanığın bozma sonrası talimat ile alınan 21.10.2022 tarihli duruşmada maddi zararı karşılamak istediğini beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.