Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12176 E. 2025/3564 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12176
Karar No
2025/3564
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1412 E. 2021/1566 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın suç konusu eylemin gerçekleşmesine hiçbir eylemsel katkısı bulunmadığına, sanığın işlenen eylemin suç niteliğinde olduğunu kavrayabilecek algılama yeteneğine sahip olmadığı hususunun Adli Tıp raporu ile sabit olmasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında sanık hakkında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.09.2018 tarihli tek hekim raporunda "kişinin işlediği iddia edilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, TCK'nın 32/1-2. maddelerinden istifade edemeyeceğinin" belirtildiği, yine sanık hakkında atılı suçla ilgili olarak Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 19.01.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda ise "Mevzubahis tarihte yapılan suça karıştığı ancak yaptığının suç teşkil ettiğini tam anlamıyla idrak edemeyecek olduğu tıbbi kanaatine varılarak TCK'nın 32/2 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğuna" dair görüş bildirildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde sanığın işlediği iddia edilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesinden rapor alınarak, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/12176, K. 2025/3564, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-12176-e-2025-3564-k-bd6e22422a74