Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12059 E. 2025/16384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12059
- Karar No
- 2025/16384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1427 E., 2022/2406 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde Sanık hakkında yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraat kararı verilmekle, sanığın beraat kararı bakımından temyizde hukuki menfaati bulunmadığı ve gerekçeye yönelik de herhangi bir temyiz nedeni bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince temyiz talebinin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında aleyhe bozma yasağı hükümleri uygulanırken 5271 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olduğundan ve şikâyetçinin verdiği 06.10.2015 tarihli dilekçe ve 05.11.2015 tarihli duruşmada zararının tümünün karşılandığını bildirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin uygulanması karşısında; sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan hırsızlık suçu cezasının 1 yıl 6 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın hırsızlık suçu için1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “1412 sayılı Kanun'un 326-son amir hükmü uyarınca kazanılmış hak ilkesi gözetilerek sanığın önceki yargılamada olduğu gibi neticeten hırsızlık suçu için 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hırsızlık suçu için hakkında hükmolunan 5 yıl hapis cezasının 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.