Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11204 E. 2024/21694 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11204
- Karar No
- 2024/21694
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 09.12.2016 SAYISI : 2010/241 E., 2012/387 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 09.12.2016 tarihli ek kararın ceza evinde bulunan sanığa CMK'nın 35/3. maddesinde öngörülen usule de uygun tebliğ edilmediği gibi ek kararın yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle ek karara karşı temyiz isteminin süresinde olduğu, sanık tarafından verilen 08.12.2016 tarihli dilekçenin eski hâle getirme ve temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, temyiz dilekçesi ve eski hâle getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde karar verme yetkisinin Yargıtayın ilgili dairesinde olduğu, bu nedenle mahkemenin 09.12.2016 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu, yokluğunda verilen 29.03.2012 tarihli kararın sanığa 02.05.2012 tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edildiği, ancak kararın yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı CMK’nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle sanık yanıltıldığı gibi gerekçeli kararın “Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle, tebliğ işleminin CMK’nın 35/3. maddesinde öngörülen usule de uygun olmadığının anlaşılması karşısında; hükmün tebliği işlemi geçersiz olduğundan, sanığın eski hâle getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu 08.12.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanığın hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK'nın 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıl olağanüstü zamanaşımının 28.08.2005 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.