Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11028 E. 2023/7374 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11028
- Karar No
- 2023/7374
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/193 E., 2021/219 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli ve 2023/6282 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 12/07/1998 doğumlu olup, suçun işlendiği 18/06/2014 tarihinde 18 yaşından ... olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer ..., “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz ... ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafi atandığından suça sürüklenen çocuğun haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli gerekçeli kararının, suça sürüklenen çocuğun kendisini temsil ettiğinden haberinin olmadığı zorunlu müdafie tefhimiyle yetinilerek suça sürüklenen çocuğa anılan gerekçeli kararın tebliğinin yapılmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.