Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7668 E. 2022/21844 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7668
- Karar No
- 2022/21844
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 25.10.2015 tarihinde işlediği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/535 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talebi üzerine incelenmesi neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.11.2018 tarihli ve 2018/1675 Esas, 2018/1629 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. madde şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığı ve suça sürüklenen çocuğun Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1153 Esas sayılı dosyasında yine aynı katılana karşı bir gün sonra işlediği eylem nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin uygulama yerinin olup olmadığının tartışılmaması gerekçesi ile bozma kararı verildiği, suça sürüklenen çocuğun katılan ...’a yönelik 26.10.2014 tarihinde işlediği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan ise Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesince 26.05.2015 tarihli 2014/1153 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebi üzerine incelenmesi neticesinde Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/10929 Esas, 2019/14872 Karar sayılı kararı ile katılan ...’a yönelik hırsızlık suçu yönünden bozma kararı verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/518 Karar sayılı kararı ile Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/77 Esas sayılı dava dosyası ile arasında şahsi, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştirme kararı verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nın 21.05.2013 tarihli ve 2012/13-1543 E. - 2013/257 K. sayılı kararında, suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulması gerektiğinin, tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyorsa o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin, sonuçta zincirleme suç nedeniyle ceza belirlenirken suçun en ağır cezayı gerektiren hali üzerinden uygulama yapılması gerektiğinin belirtilmesi ve ayrıca zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olmaması gerektiği, somut olayımızda aleyhe temyiz olmadığından sonuç cezanın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle verilecek olan cezanın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezasını geçemeyecek olduğu, mahkemece verilen temyize konu 14/09/2021 tarihli son kararda ise suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilerek yalnızca ilk hüküm olan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.