Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5781 E. 2024/730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5781
- Karar No
- 2024/730
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2833 E., 2020/1242 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I.Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adlîye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşıldığına, sanığın temyiz isteminin ise yüksek ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesinde, Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlendiği, her ne kadar sanığa zorunlu müdafi tayin edilerek 03.03.2023 tarihli sorgusu müdafii huzurunda yapılmış ise de; sanığın bu suçtan tutuklu olarak yargılanması ve sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle de 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi tayini gerekmesi, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak, sanığın hükmün açıklandığı 22.03.2019 tarihli duruşmada müdafiinin bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adlîye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.