Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5628 E. 2025/7111 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5628
- Karar No
- 2025/7111
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/637 E., 2020/1711 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair herhangi kesin, net, somut bir delil bulunmadığına, salt, soyut olan tanık ve katılan beyanları ile müvekkili hakkında ceza verilmesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğuna, müvekkilinin gerek soruşturma aşamasında gerekse mahkeme huzurunda olayın yaşandığı mahallede yaşadığını, mahallede bulunan spotçuda kaldığını, bu sebeple böyle bir suç işlemesinin mümkün olmayacağını belirttiğine, bir kimsenin tanındığı bölgede bu işi yapmasının mümkün olmadığına, teşhisin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğine, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanların anlatımları ve iddialarının birbiriyle çelişkili olduğuna, müvekkili hakkında bir suçüstü olmadığına, hırsızlandığı iddia edilen suç eşyalarının dahi ortada bulunmadığına, tam olarak aydınlatılamamış bir olay ve kanıtlanmamış iddiaların sanık aleyhine yorumlanamayacağına, ortada bir şüphenin olduğuna ve bu şüphenin de giderilemediğine, müvekkilinin suçsuz olduğuna ilişkin olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek hırsızlık suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.