Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5469 E. 2024/14501 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5469
- Karar No
- 2024/14501
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 04.03.2020 SAYISI : 2019/757 E., 2020/73 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/757 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/757 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından sanık ...'ye "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içerisinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmek kaydıyla, dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesi için, 2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, temyiz kapsamı dışındaki sanık ...'un yokluğunda verilen kararı içeren davetiyenin tebliği için sanığın dosyada bilinen son adresi olan “...” adresinden farklı bir adrese çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usule aykırı olmasından dolayı, usulüne uygun olarak (öncelikle adı geçen sanığın bilinen en son adresine (cezaevinde ise cezaevi adresinde bizzat kendisine) tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere İADESİNİN mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.