Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5170 E. 2025/5342 K. – Konut Dokunulmazl
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5170
- Karar No
- 2025/5342
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1180 E., 2020/419 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, şikâyetçi ile aynı evde beraber yaşadığına, iki tane müşterek çocuklarının bulunduğuna, ortak hanenin kapısını zorlamadığına, eşinin de şikâyetten vazgeçtiğine, olay günü eşiyle küçük bir tartışma yaşandığına, şikâyetçi ile beraber yaşadığından konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlemediğine, düşme kararının doğru olduğuna, suçun uzlaştırmaya tabi olup eşiyle uzlaştığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden zararın bulunmadığı, sanığın adlî sicil kaydına göre suç tarihi itibarıyla kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunmadığı ve sanığın sabıka kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilâmın kesinleşme tarihi olan 10.04.2012 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi geçtikten sonra temyize konu suçun işlendiği de gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğine dair sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.