Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4665 E. 2025/4214 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4665
Karar No
2025/4214
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/385 E., 2020/486 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... müdafii, sanığın yokluğunda verilip 11.03.2020 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük süre geçtikten sonra 15.06.2020 tarihinde temyiz etmişse de, COVİD-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. madde ve 29.04.2020 tarih, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması karşısında, sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi uyarınca süresinde olduğu; 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, sanıklar hakkında hazırlanan raporun eksik araştırma sonucu hazırlandığına, suçların işlendiğine dair delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararların kaldırılıp sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... müdafii Av. ... 'in 11.09.2018 tarihli dilekçesiyle sanık vekilliğinden çekildiği nazara alındığında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve kısa kararın zorunlu müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanıkların kendi aralarında kısmen çelişkiler barındıran savunmalarda bulundukları ve bu hâliyle aralarında menfaat çatışması bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklara ayrı ayrı müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden dosyaya sanık ... için vekâletname sunmuş olan Av. ... ... ile birlikte savunmalarının alınması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 152. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için "Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4665, K. 2025/4214, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-4665-e-2025-4214-k-94b08a7d0c00