Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1750 E. 2024/11323 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1750
- Karar No
- 2024/11323
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2164 E., 2019/1138 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin yalnızca suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin olduğu tespit edilerek hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin delil bulunmadığına, adlî para cezası kaldırılarak hapis cezası ile mahkûmiyete karar verildiğine, etkin pişmanlığa ve lehe hükümlere ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinde yer alan "müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir" şeklindeki düzenleme karşısında, İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk için zorunlu müdafi görevlendirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan kovuşturma evresinde ise 18 yaşından büyük olan suça sürüklenen çocuğun müdafii talep etmediğine ilişkin bir beyanı bulunmadığından zorunlu müdafinin görevinin devam ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1. maddesi gereğince Kanun'un zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiinin duruşmada hazır bulunmasında zorunluluk olmasına rağmen suça sürüklenen çocuk müdafii duruşmadan haberdar edilmeksizin müdafi yokluğunda yargılamaya devam edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.