Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/15036 E. 2025/21876 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15036
- Karar No
- 2025/21876
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E., 2021/923 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I- Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, adli sicil kaydında yer alan Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve 2011/749 Esas, 2013/211 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1,143 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 10... gün hapis cezasına mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmış ise de; UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ek kararı ile sanığa yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile infazının durdurulmasına karar verildiği, temyiz incelemesi neticesinde kararın 22.05.2025 tarihinde kesinleştiği bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adlî sicil kaydında yer alan Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2013/718 Esas, 2013/835 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeple 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına ve yerlerine ''Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarih ve 2013/718 Esas, 2013/835 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasını içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması sureti ile sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi'' ibareleri eklenerek karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.