Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14711 E. 2023/2374 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14711
- Karar No
- 2023/2374
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/209 E., 2012/141 K. SUÇ :Hırsızlık HÜKÜM :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düşme Yokluğunda verilen kararın sanığa 11.05.2012 tarihinde, duruşmada bildirdiği en son adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligat evrakında sanığın cezaevinde bulunduğunun belirtildiği, kararın yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle sanık yanıltıldığı gibi “Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılmak” suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle, tebligatın da usûlüne göre yapılmadığının anlaşılması karşısında, hükmün tebliği işlemi geçersiz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine yapmış olduğu 11.04.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Sanığın soruşturma aşamasında katılanın ahırına girdiğini, köpeğin havlaması üzerine katılanın uyanması nedeniyle hayvan çalamadığını, katılanın da soruşturma aşamasındaki beyanında ahırın kapısının açıldığını ve hayvanların ahırdan dışarı çıkarıldığını fark ettiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-g maddesinde yer alan hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; ev ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek; suça konu küçükbaş hayvanların katılanların evinin yanındaki ahırdan çalınmak istenmesi, bundan bir hafta sonra 13.11.2010 tarihi saat 19.00 ile 14.11.2010 tarihi saat 14.00 arasında tespit edilemeyen zaman diliminde katılanların evine girilerek 5.000,00 TL ve altınların çalınması biçimindeki eylemlerin, suç tarihine göre 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, 23.03.2012 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2012 tarihli ve 2011/209 Esas, 2012/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.