Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14637 E. 2023/933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14637
Karar No
2023/933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma ... Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.07.2000 tarihli ve 2000/28 Esas, 2000/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 59/2, 647 sayılı Kanun'un 4 ve 6 maddeleri uyarınca 152.100.000,00 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.04.2001 tarihli ve 2001/3875 Esas, 2001/4925 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlünün talebi üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2000/1 Esas, 2000/1 Karar sayılı kararı ile hükümlünün denetim süresi içinde suç işlemediği ve verilen erteleme kararına ilişkin kararda herhangi bir yükümlülük yüklenmemesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği ve bu kararın 29.01.2020'de usule uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 22.09.2022 tarihli ve 2022/6504 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2022 tarihli ve KYB-2022/125480 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2022 tarihli ve KYB-2022/125480 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Sanık hakkında elektirik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince neticeten 152.100.000 Türk lirası ağır para cezası verilerek 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelendiği, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan, "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki hüküm ile 01/06/2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, ... Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki, 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik Adli Sicil Kanunu Geçici 2/2. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile Adli Sicil Kanunu geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkrada yer alan, “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Sanığın hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle birlikte, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde ... Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği gözetilmeksizin, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu cezanın ertelenmesi nedeniyle oluşturulan kaydın, atılı suçun niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda 08/04/2000 tarihinde işlenen ve kesinleşme tarihinden (15/04/2001) itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını takiben 15/04/2006 tarihinde arşive alınan kaydın, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanun'un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Kanun'un 12/1-b maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesine göre, arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmasının gerekmesi nedeniyle yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2000/1 Esas, 2000/1 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi neticesinde verilen kararın niteliği itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14637, K. 2023/933, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14637-e-2023-933-k-acdeb7eee59b