Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13968 E. 2022/21147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13968
Karar No
2022/21147
Karar Tarihi

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine dair İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2013 tarihli ve 2011/594 esas, 2013/229 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/08/2022 gün ve 6778-2022- Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2022 gün ve 2022/113390 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, müşteki kurum vekilince sanık hakkında idareye kaydı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığından bahisle yapılan şikayet üzerine şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/11/2011 tarihli ve 2011/121285 soruşturma, 2011/69786 esas, 2011/19775 sayılı iddianame ile açılan kamu davası sonucunda, sanığın iş yerinde sayaçsız elektrik kullandığı gerekçesi ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 25/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda "Sanığın 90 günlük kaçak kullanım olduğu iddia edilen dönemde kayıtsız ve mühürsüz, sayaç (MAKEL marka 38229199 seri no.lu) üzerinden geçirilerek tükettiği elektrik miktarı 4230,56 kWh olup, bedeli ise, (normal tarifede, vergiler ve faizler hariç çıplak tutar olarak belirlenmiştir.) 909,06 TL'dir. Netice itibariyle; Kaçak olduğu iddia edilen dönemde, tüketilen elektrik miktarı sayaç üzerinden geçirilerek tüketilmiştir. Ölçüm dışı kullanım yoktur, tüketim kaybı olmamıştır, EPDK madde 14-c gereğince usulsüz kullanım vardır" şeklinde tespitin yapıldığı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin istikrar bulmuş kararlarında ve emsal 14/03/2022 tarihli ve 2021/13203 esas, 2022/3375 karar sayılı ilâmında, "Sanık hakkında 28.04.2014 tarihinde düzenlenen tutanakta kayıtsız sayaç ile kullanım yapıldığının belirlendiği, sanığın işyerinde kullanılan elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için sanığın suça konu işyerine girdiği ve sayacı kullandığı süre dikkate alınarak; gerektiği taktirde keşif yapılıp kurulu güç belirlenmek suretiyle; keşif yapılamıyorsa tespit tutanağında belirtilen devreden geçen akım miktarına göre yine tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden ek rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması... Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamaları ışığında yalnız kayıtsız sayaç kullanmanın suçun maddi unsuru için yeterli olmadığı, ayrıca kayıtsız sayaca tüketim miktarını belirlemeye engel olacak harici müdahalelerin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, somut olayda, sanığın müşteki idareye kaydı olmayan MAKEL marka 38229199 seri no'lu sayacı kullandığı, ayrıca harici bir müdahalesinin olmadığı, nitekim Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda, tüketilen elektrik miktarının yalnız sayaç üzerinden geçirilerek tüketildiğine yönelik tespitin yapıldığı, buna rağmen Mahkemece bahse konu bilirkişi raporunda sanığın eyleminin atılı suçu oluşturduğuna yönelik tespit yapılmış gibi değerlendirme yapılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında, idareye kaydı olmayan sayaçtan -sayacın doğru yazdığının görüldüğü de belirtilerek- elektrik kullanıldığından bahisle düzenlenen 22.04.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan dava üzerine yapılan yargılama sonucunda, 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırılarak aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiğinden, sanığın eyleminin karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu belirtilerek sanığın TCK’nın 163/3, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; dosya içerisindeki 25/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda, kaçak olduğu iddia edilen dönemde tüketilen elektrik miktarının sayaç üzerinden geçirilerek tüketildiğinin, ölçüm dışı kullanımın ve tüketim kaybının olmadığının belirtilmesi karşısında, karşılıksız yararlanma suçunun oluşmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL) 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 28.03.2013 tarihli ve 2011/594 E. - 2013/229 K. sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanığın atılı suçtan BERAATİNE, hükmolunan cezanın KALDIRILMASINA, 19/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13968, K. 2022/21147, T. 19.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13968-e-2022-21147-k-6760562995af