Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1383 E. 2024/16439 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1383
- Karar No
- 2024/16439
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/68 E., 2020/154 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN :İçişleri Bakanlığı SUÇ :Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği sanık ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 30.01.2024 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; kendisine tefhim edilen hükmü 10.11.2020 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; O yer Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 28.10.2020 tarihinde verilen kararı, 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 16.11.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık ile suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikâyetçi İçişleri Bakanlığı’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Şikâyetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, 2-Sanık hakkında 28.10.2020 tarihli kısa kararda TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği gerekçeli kararda bu sefer sanık hakkında yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak takdiri indirim maddesine hükmedildiği belirtilerek hükümde çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.