Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13091 E. 2025/9488 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13091
- Karar No
- 2025/9488
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/738 E., 2021/1451 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Her ne kadar, katılan vekili 27.10.2021 tarihli süre tutum dilekçesi vermiş ise de; katılan vekili, sanık müdafiinin temyizi üzerine vermiş olduğu temyize cevap mahiyetindeki dilekçe ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasını talep ettiği anlaşılmakla, katılan vekilinin herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-a ve 146. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ayhapis cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılması sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-a,d ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilerek cezanın artırıldığı anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın katılanın ailesinin olayı öğrenmesi nedeniyle, olay yerine gelmelerinden endişe ederek kendi can güvenliğini sağlayabilmek amacıyla, katılana ait araçla olay yerinden uzaklaştığına, katılanın kontak anahtarını üzerinde bıraktığı aracını kullanarak olay yerinden uzaklaştığına ve başka bir araç bulabileceği noktaya geldiği anda kontak anahtarını yine aracın üzerinde bıkarak aracı terk ettiğine, sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına, kullanma hırsızlığı ve zorunluluk hâlinin koşullarının bulunduğuna, uzlaşma prosedürünün uygulanması gerektiğine, kısmî iadeyi sağlayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının hatalı olarak tayin edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmak sureyle fazla ceza tayin edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan malın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise, geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının mal alınırken mevcut olması gerekmektedir. Buna göre somut olayda, sanığın katılanla yaşadığı tartışma ve katılanı yaralamasının akabinde, katılana ait aracı çaldığı ve araç ile bir süre gittikten sonra beyanına göre, aracın yakıtının bitmek üzere olduğunu fark etmesi ile, aracı bulunduğu yerde bırakıp gittiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kendi iradesi ile değil, yakıtın biteceğini fark etmesi üzerine aracı bırakıp gittiği, bu durumda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunun koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın katılanla yaşadığı tartışmanın ve katılanı yaralamasının akabinde, katılana ait aracı çaldığı ve araç ile bir süre gittikten sonra beyanına göre, aracın yakıtının bitmek üzere olduğunu fark etmesi ile, aracı bulunduğu yerde bırakıp gittiğinin ve yine sanık tarafından alınan telefonun katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, olayda, kısmî iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmî iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılan ...'den sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'den farklı gerekçeyle BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.