Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12879 E. 2025/4289 K. – Konut Dokunulmaz

Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12879
Karar No
2025/4289
Karar Tarihi
Konu
Konut Dokunulmazlığının İhlâli

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/682 E., 2021/827 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İlk derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2021/682 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararının sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın hakkında kurulan beraat hükmünü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz itirazı da olmadığından temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, iki gün öncesine kadar şikâyetçinin yeğenini oturduğu evin eşyalı olması, şikâyetçinin evini kontrol etmesi, sanığın suçlamayı kabul etmesi karşısında sanığın eyleminin suç teşkil etmediğinden bahisle dairece duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararı kaldırarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verebileceği anlaşılmış; bu nedenlerle Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri reddedilmiştir.Ancak; Şikâyetçinin "...Yeğenim suç tarihinden iki gün önce buradan ayrılmıştı. Ancak evde bulunan eşyalar duruyordu. Ben yeğenim evden ayrıldıktan sonra kontrol etmek amacıyla eve iki gün önce gitmiştim. Hatta semaveri son gittiğimde bırakmıştım. Daha sonra tekrar kontrole gittiğimde evin dış kapısı kilitliydi. Ancak içerideki anahtar yerinde yoktu. Eve girdiğimde soruşturma sırasında belirttiğim bir kısım eşyalarımın yerinde olmadığını farkettim..." şeklindeki beyanı karşısında, olay tarihinden iki gün öncesine kadar söz konusu evde şikâyetçinin yeğeninin oturduğu, ev içerisinde eşyaların bulunduğu ve şikâyetçinin kontrol için eve gittiği anlaşıldığından, hırsızlığın gerçekleştiği ikâmetgahın, konut olarak değerlendirilerek konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12879, K. 2025/4289, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12879-e-2025-4289-k-c5599e669ea6