Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12718 E. 2025/5783 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12718
- Karar No
- 2025/5783
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1772 E., 2021/882 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın suç işleme kastının bulunduğu hususunun dikkate alınmadığına, katılanın dava konusu olan arazideki ağaçların budanması nedeniyle zarara uğradığına, sanığın teşdiden cezalandırılması ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin sanık üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verebileceği anlaşılmış olup Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiştir. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle mala zarar verme suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak verilen beraat kararı hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.