Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12482 E. 2025/9672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12482
- Karar No
- 2025/9672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1065 E., 2021/1288 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddine, İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/1065 Esas, 2021/1288 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki adlî para cezası ile ilgili olarak, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, Tebliğname'ye aykırı olarak, dava dosyasının itirazın merciince incelenmesi için incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, istinaf karar gerekçesinin soyut olduğuna, mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çardak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.