Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12021 E. 2025/8027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12021
- Karar No
- 2025/8027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1512 E., 2020/2305 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/1512 Esas, 2020/2305 Karar sayılı ek kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1512 Esas, 2020/2305 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlemediğine, eylemi hakkında beraat kararı verilen ...'ın yaptığına, parmak izinin de bu sebeple bindiği için çıktığına, sanığın aracı iş yerinden aldığı kabul edilse dahi, kullanma hırsızlığı suçunun oluştuğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilesi gerektiğine " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan malın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise, geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının mal alınırken mevcut olması gerekmektedir. Buna göre somut olayda, sanığın katılan ...'un iş yerinden çalmış olduğu katılan ...'ya ait aracı aynı iş yerine bıraktığının ve suça konu aracın katılan tarafından hasarlı bir şekilde teslim alındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinde düzenlenen kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Katılan ...'ın beyanı ve kolluk tutanaklarına, suça konu aracın iş yerine lastiklerinde hasara neden olunarak, ön camı çatlak ve yakıtı bitmiş hâlde bırakıldığının anlaşılması karşısında, sanığın çalmış olduğu suça konu aracı hasarlı olarak iade ettiği dikkate alındığında kısmî iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmî iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılan ...'dan sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.