Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11990 E. 2025/7107 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11990
Karar No
2025/7107
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1758 E., 2021/1735 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin nakliye işi yaptığına kendisini arayan ... isimli bir şahsın yönlendirmesi ile malzemeleri alıp yine ... isimli şahsın belirttiği yere bıraktığını beyan ettiğine, her ne kadar görüşülen kişiler arasında müvekkilinin belirttiği gibi "..." isimli birisi yer almasa da, müvekkilini arayan şahsın kendini "..." olarak tanıtmış olup, bu şahsın kendi ismini vermemiş olmasının çok olağan olduğuna, zira bu kişinin, başkası adına kayıtlı bir numaradan sanığı aramış olabileceği gibi, ismini farklı da söylemiş olabileceğine, HTS kayıtlarında yer alan ve olay tarihinde müvekkili ile görüşen kişilerin kimler olduğu, bu numaralar arasında şüpheliye ait olduğunu düşündüğü bir numara olup olmadığının sorulmadığına, telefon kayıtlarında yer alan kişiler hakkında hiçbir inceleme yapılmaksızın müvekkilinin mahkûmiyetine karar verildiğine, sanığın olaya ilişkin saati yarım saat geç olarak ifade etmesinin de ifade tarihi ile olay tarihi arasındaki zaman dikkate alındığında olay saatinin dakikası dakikasına hatırlanmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, böyle basit bir durumun müvekkilinin beyanlarında çelişki olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığına, müvekkilin yalnızca işini yaptığına, herhangi bir şekilde suç işleme kastı ile hareket etmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11990, K. 2025/7107, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11990-e-2025-7107-k-be54d6d19692