Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11292 E. 2025/6617 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11292
- Karar No
- 2025/6617
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/903 E., 2021/1103 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, şikâyetçinin beyanı dışında sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, şikâyetçinin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın zararı giderdiğine dair savunmasına itibar edilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2017/456 Esas, 2018/309 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 04.01.2019 tarihli ve 2018/2625 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararı ile; şikâyetçiden zararının giderilip giderilmediğinin sorulması, kısmi ödeme yapılmış ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 04.01.2019 tarihli ve 2018/2625 Esas, 2019/28 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/96 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.