Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10214 E. 2025/10818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10214
- Karar No
- 2025/10818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3748 E., 2020/2965 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine, teşhisin hukuka aykırı olarak yapıldığına, suçun işlendiğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. ve 168. maddelerinin sanık lehine uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Her ne kadar ilk derece mahkemesince uygulanmamış olsa da suçun geceden kabul edilen saat 05.00 sıralarında işlendiği nazara alınarak; aynı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın aynı zamanda vekâletnamesi de bulunan müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafinin hazır bulunmadığı ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 03.10.2019 tarihli oturumda mahkûmiyetine karar verilerek, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Şikâyetçinin hazırlıkta alınan ifadesine göre; eylem saatinin saat 05.00 sıraları olduğu, UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin saat 19.32'de başlayıp saat 06.10'da sona erdiği ve bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.