Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/23587 E. 2024/15703 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23587
- Karar No
- 2024/15703
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi KARAR TARİHİ:: 07.05.2019 EK KARAR TARİHİ: 10.12.2019 SAYISI : 2019/1543 E., 2019/1248 K. SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret HÜKÜMLER: Temyiz talebinin reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I-Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin verilen ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/1543 Esas, 2019/1248 Karar sayılı ek kararının; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddeleri uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında;temyiz isteminin reddine dair, 10.12.2019 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın soruşturma aşamasında ikrarının mevcut olduğu, tanık dinletilmesi talebinin karşılanmadığı, sanığın cezalandırılması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında yerel mahkemece mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet hükmünü kaldırarak duruşma açılmaksızın CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve sanığın tanık olarak dinlenilmesini istediği kişi de çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.