Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/22220 E. 2025/11446 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22220
- Karar No
- 2025/11446
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/502 E., 2018/1478 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin yerel mahkemenin sanıklar hakkındaki kararının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine, müvekkili başkanlığın Milli Savunma Bakanlığına bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluş olduğuna, 4636 sayılı Yasa'nın 1. maddesine göre; müvekkili başkanlığın barışta ve savaşta, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve dış takviye kuvvetlerinin akaryakıt ve madeni yağ stoklarını muhafaza etmek ve bunları akaryakıt boru hattı veya diğer nakliye araçları ile askeri birliklere ulaştırmak ve Türkiye NATO Boru Hattı ile akaryakıt tesislerini işletmek, bakım ve çalışır halde bulundurmak görevlerine haiz olduğuna, NATO akaryakıt boru hatlarının mülkiyetinin Milli Savunma Bakanlığına ait olup tamamının askeri tesis olduğuna, petrol boru hatlarının son derece stratejik tesisler olup büyük önem arz ettiğine, boru hatlarına verilen zarar ile genel güvenliğin tehlikeye sokulduğuna, ülke ekonomisine yük getirildiğine, dolayısıyla uzmanlık gerektiren bu hırsızlık suçunu işleyen sanıkların cezalandırılmasının büyük önem arz ettiğine, müvekkilinin bir kamu kurumu olduğuna, suçun niteliği, suç konusu yakıtın ülke savunması için büyük önem taşıması ve bir kamu malı olması, boru hattına verilen zararında kamu zararı olması, sanıkların üst sınırdan ceza almalarını gerektirdiğine, bu nedenlerle olayın işleniş şekli ve koşulları da dikkate alınarak sanıkların TCK'nın 142/3 ve TCK'nın 152/1. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, ...'na ait, .... ilçesi ... Mahallesi ile .... Kasabası sınırında bulunan .. Hava Meydan Komutanlığının akaryakıt taşıyan NATO boru hattından, zeytin tarlası içerisinde kazı yapılarak akaryakıt borusuna vanalı kelepçe takılmak suretiyle akaryakıt çalınması şeklindeki olayda, boruya takılmış kelepçeli vananın her yerde yapılmadığı ve özellik arz ettiği anlaşılarak yapılan araştırmalar neticesinde Turgutlu ilçesinde ikâmet eden çelik torna kaynak atölyesi bulunan tanık ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, tanık ...'in kendisini.... numaralı telefondan arayan ve iş yerine .... plakalı araç ile gelen şahıs tarafından olay günü saat 14.40 sıralarında sipariş verildiğini, aynı gün içerisinde vanalı kelepçeyi yapıp saat 17.00 sıralarında teslim ettiğini beyan ettiği, teslim ettiği şahıslar olarak sanıklar ... ve ...'i soruşturma aşamasında kesin olarak teşhis ettiği, tanık...'nin belirttiği telefon numarasının ve araç plakasının sanık ... adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, ancak sanık ...'in tanık...'yi tanımadığını ve böyle bir kelepçe siparişi vermediğini beyan ettiği, her bir sanığın da suçlamaları inkar ettiği anlaşıldığından, tanık...'nin beyanları doğrultusunda sanık ...'in kendisine ait .... nolu telefon ile olay tarihinde tanık...'yi arayıp aramadığının, ayrıca her bir sanığın suç tarihinde kullanımlarında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihinde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs bilgilerin) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, yapılan görüşmelerin karşılaştırılması, sanıkların kullandığı telefon hatlarının suç tarihinde olay yeri ve civarından sinyal alıp almadığı, sanıkların kendi aralarında suç tarihinde görüşmelerinin bulunup bulunmadığı belirlenip, sanıkların savunmalarının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.