Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20281 E. 2024/14869 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20281
- Karar No
- 2024/14869
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2646 E., 2019/788 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "TCK'nın 39, 62 ve 51. maddelerinin uygulanması gerektiği, katılanın motosikletin üzerinde anahtarı unuttuğu, bu nedenle aynı Kanun'un 141/1. maddesindeki suçun oluştuğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın, üzerinde kontak anahtarı bırakılmış olan katılana ait motosikleti çalması şeklindeki eyleminin, 5237 TCK'nın 141/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması, 2. İddianamede sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 39/2-c maddesinin uygulanması talep edildiği hâlde, sanığa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.