Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20102 E. 2024/11417 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20102
Karar No
2024/11417
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2368 E., 2018/1704 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/2368 Esas, 2018/1704 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin üzerine atılı suçu işlemediğine, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak kolluk görevlilerinin kendilerine etkili eylemde bulunmaları nedeniyle imzaladıklarına ilişkin olduğu sanık müdafiinin temyiz isteminin her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı suçu işlediklerini ikrar etseler de dosya kapsamına göre somut deliller ile karar verilmesi gerektiğine, kararın soyut dayanaktan yoksun iddialara göre verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı suçu işlediklerini ikrar etseler de dosya kapsamına göre somut deliller ile karar verilmesi gerektiğine, kararın soyut dayanaktan yoksun iddialara göre verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2015 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2015/670 Esas, 2018/24 Karar sayılı kararında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmana karar verildiği, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a, 142/5 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası olduğu dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği hâlde atanan zorunlu müdafii ile sanığın aynı duruşmada bulunmadıkları, sanığın savunmasını zorunlu müdafii olmaksızın verdiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan başka yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/2368 Esas, 2018/1704 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20102, K. 2024/11417, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20102-e-2024-11417-k-43291e359cb7