Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/12064 E. 2024/1842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12064
- Karar No
- 2024/1842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/69 E., 2016/131 K. SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın adlî sicil kaydına göre ... Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin, 2013/480 Esas, 2014/189 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ...'ın, katılanın işletmekte olduğu internet kafeye, katılanın, yeğeni olan Ali Bıdırdı'ya yönelik olarak 12.06.2014 tarihinde işlediği hakaret, tehdit, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından yargılanması nedeniyle, bu durumu görüşmek üzere gittiği, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, olay tarihinde katılanın,....'ya yönelik atılı suçlardan yargılamasının Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2014/326 Esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile anılan hükmün uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.