Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/10480 E. 2024/3956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10480
Karar No
2024/3956
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/88 E., 2016/684 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçlar tarihi 30.01.2013 olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 02.03.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 1)Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Olay günü sanığın şikâyetçi ...'ın kullandığı ... Yapı Nakliyat Şirketine ait 06.......... plakalı ... Mah. ... Bulvarı 46. sokak girişine park ettiği çekici kamyonun mazot kapağını saat 04:00 sıralarında kırarak hortum ile şikâyetçinin aracında bulunan depodan mazotun bir kısmını çekmesi biçiminde gerçekleştirdiği eylemde, iki nitelikli hâl bulunmamasına rağmen ve eylemin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-b-e maddeleri uyarınca cezaya hükmedilmesi, her iki maddede öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması sebebiyle sonuca etkili görülmediğinden; sanığın, suça konu çekici kamyonun deposundan mazot çalmaya çalışırken, suça konu yakıtın bir kısmının da yere dökülmesi sebebiyle şikâyetçinin tasarruf olanağının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından; mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken "suçun işleniş biçimi yer ve zamanı, failin güttüğü amaç ve saik" dikkate alınarak teşdiden hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen, temel cezanın alt sınırdan (4 ay hapis cezası olarak) belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi sonuca etkili görülmediğinden ve aleyhe temyiz bulunmadığından; adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması; sanığın adlî sicil kaydında yer alan başka bir ilâmında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, hırsızlık suçundan kurulan hükümde mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA; 2)Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; A) Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...Seri Muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usûlünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, B) Suç adının "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında "iftira" olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/10480, K. 2024/3956, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-10480-e-2024-3956-k-1546bb419f59