Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2016/18022 E. 2016/14151 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2016/18022
- Karar No
- 2016/14151
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın 19/08/2016 tarihli dilekçesi ile "dosyasının onaylanmasına” karar verilmesi yönündeki isteğinin; “onama” yetkisi Yargıtay'a ait bulunduğundan, “temyizden vazgeçme” olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede, I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarını uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarını uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık müdafiinin 14/07/2016 tarihli celsede sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını istemesi karşısında, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.