Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/16921 E. 2016/2085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2015/16921
- Karar No
- 2016/2085
- Karar Tarihi
Hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 31/3 . maddeleri ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/2-3.bend, 522/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, 2 ay 20 gün hapis ve 97,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ..... Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2008 tarihli ve 2004/291 esas, 2008/2 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.07.2015 gün ve 2015-15400/49935 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 gün ve 2015/280496 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hırsızlık suçunun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde 2- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış sanık hakkında mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 516/2-3, 522/1 ve 55/3. Maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 20 gün hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, “ suçun kamu hizmeti gören okulun eşyalarına karşı işlendiği” şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.