Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/36188 E. 2014/1567 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/36188
- Karar No
- 2014/1567
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Yakınanlar...'e yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ile yakınan Abdulkadir'e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede; 17/09/2009 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 10/11/2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra 30/11/2011 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek; Suça sürüklenen çocuğun, gece vakti, beraberindeki ...... ile birlikte, yakınan....in işyerinin muhkem olmayan alüminyum kapısını zorlamak suretiyle açıp, yakınan ....'ın işyerine ise çatıda bulunan havalandırma penceresine şahsi çeviklik gerektirmeyecek şekilde tırmanıp buradan işyerine girmek suretiyle, içeride bulunan sigaraları çalmak biçimindeki eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,143,116/2-4,119/1-c ve 66/1-d,66/2,67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin suça sürüklenen çocuk yararına olması ve aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin (2 yıl 20 günlük durma süresi de çıkartılarak) suçların işlendiği 31.08.2002,05.09.2002 günleri ile hüküm tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması ile; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, gece vakti, beraberindeki .... ile birlikte, yakınan .....'in işyerinin muhkem nitelikteki demir korkuluklarını kesip camı kırmak suretiyle işyerine girip, içeride bulunan pek fahiş değerdeki sigaraları çalması biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son,522,55/3,59. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b,143,116/2-4,119/1-c,151/1. ve 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin suça sürüklenen çocuk yararına olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirlenen 7 yıl 12 aylık sürenin, (2 yıl 20 günlük durma süresi de çıkartılarak) suçun işlendiği 17.08.2002 günü ile hüküm tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince kısmen istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Yakınan.....'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Suça sürüklenen çocuğun, gece vakti, beraberindeki...... ile birlikte, yakınan Abdulkadir'in işyerinin muhkem nitelikteki demir korkuluklarını kesip, camı kırmak suretiyle işyerine girip, içeride bulunan pek fahiş değerdeki sigaraları çalması biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son,522,55/3,59. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b,143,116/2-4,119/1-c,151/1. ve 62. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin açıkça suça sürüklenen çocuk yararına olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine ve suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre aynı Yasanın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirlenen 15 yıllık sürenin henüz gerçekleşmemesi nedeniyle tebliğnamedeki düşme düşüncesine katılınmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarına uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b,116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde öngörülen cezaların alt sınırının 2 yılı aşmaması karşısında, 17.08.2002 olan suç tarihi göz önüne alındığında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24.maddesinin 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki hali uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğundan, öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254.maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Suça sürüklenen çocuğun, beraberindeki birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işlediği halde, hakkında 119/1-c maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.