Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/5337 E. 2010/6147 K. – Elektrik Hırsızlı
Konu: Elektrik Hırsızlığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/5337
- Karar No
- 2010/6147
- Karar Tarihi
- Konu
- Elektrik Hırsızlığı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Elektrik Hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Müşteki kurumun 06.04.2006 tarihli yazısı uyarınca kaçak kullanım bedelinin taksitlendirildiği ve miktar belirtmeksizin ilk iki taksitinin kamu davası açılmadan önce ödendiğinin bildirilmesi karşısında; müşteki kurumdan kamu davası açılmadan önce ödenen toplam taksit miktarı sorularak, bilirkişi tarafından 50,41 YTL olarak hesaplanan kaçak kullanım bedelini karşıladığının tespiti halinde, sanık hakkında TCK’ nın 168/1. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırmayla, müşteki kurum tarafından hesaplanan kaçak kullanım bedelinin tamamının kamu davası açıldıktan sonra ödendiği gerekçesiyle etkin pişmanlık nedeniyle TCK’ nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kamu davasından haberdar edilen müşteki kurum vekilinin duruşmalara katılmadığı gibi, davaya katılma isteminde de bulunmadığı gözetilmeden, katılma kararı verilerek sanık aleyhine dilekçe yazma ücretine hükmolunması, 3-5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde hapis cezalarının ertelenmesinin düzenlendiği, adli para cezalarının ertelenmesine dair bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden, hükmolunan sonuç adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi, 4-Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanabileceği gözetilmeden, sonuç olarak adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunması, 5-Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’ nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 6-Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin hukuki sonuçları ile silinme şartları araştırılarak sonucuna göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.