Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/3914 E. 2010/4899 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3914
- Karar No
- 2010/4899
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan,5271 sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle,sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda belirtilen haklardan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığının ve kararda gösterilmeyen 53/1.maddenin b,c ve d bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; 1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1., 230. ve 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi,mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi,hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat,sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi,delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, 2-Sanık müdafiinin 01.05.2006 tarihli duruşmadaki sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi,5237 sayılı Yasa’nın 51.maddesinde düzenlenen cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerini ve aynı kanunun 50.maddesinin 1.fıkrasının b,c,d,e, ve f bentlerinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesini de içerdiği halde,bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,22/02/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.