Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/10249 E. 2013/11763 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/10249
- Karar No
- 2013/11763
- Karar Tarihi
Davacı 3.kişi ... ile davalı alacaklı ..., borçlu ... aralarındaki dava hakkında Kartal 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nden verilen 1.11.2011 gün ve 2010/420 2011/493 karar sayılı hükmün, Daire’mizin 25.2.2013 gün, 2013/1096 2013/2264 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Kartal 4.İcra Müdürlüğünün 2009/1284 sayılı takip dosyasından haczedilen Akgünler Altın Döviz AŞ paylarının 129.000 adetinin 3.kişiye ait olduğunu belirterek İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur, Mahkemenin, davanın süreden ve esastan reddine ilişkin kararı dairemizin 25.03.2013 tarih 2013/1096 Esas ve 2013/2264 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı 3.kişi vekili tarafından anılan onama kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda: Dava konusu uyuşmazlık, davacı 3.kişinin 10.11.2009 tarihinde satın aldığı Anonim Şirket payının haczinden kaynaklanmaktadır. Dosya içerisindeki bilgilerden borçlu ...'ın ... AŞ.deki payının n haczi için ilk olarak 05.06 2009 tarihinde şirket adresine gidildiğ, orada bulunan şirket yetkilisi, dava dışı şirket ortağı ... tarafından borçlunun 130.000 adet hissesinin 129.000 adet payını devrettiği sadece 1000 adet payının bulunduğu belirtildiği ve ortaklık pay defterine borçlu hissesi olan miktara haciz konulduğu şerh edildiği görülmüştür. Daha sonra alacaklı vekili tarafından 04.12.2009 tarihinde icra müdürlüğünden borçluya ait 130.000 adet payın haczini ve İİK'nun 103.maddesinde belirtilen davetiyenin tebliğini talep edilmiş, talep kabul edilerek davetiye sadece borçluya tebliğ edilmiştir.03.05.2010 tarihinde de kıymet takdiri için şirket adresine gidilmiş hacizle ilgili bir işlem yapılmamıştır. Anonim Şirket payının haczi İİK'nun 94.madesi 1.fikrasında düzenlenmiştir.Buna göre "....Anonim Şirketlerde 2013/10249-11763 paylar için pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkartılmamışsa borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilin payların devri, alacaklıların haklarını ihlal ettiği oranda batıldır...." denilmektedir. Somut olayda, dava dışı Anonim Şirketin hisse senedi çıkartmadığı payları çıplak pay olarak işleme tabi tuttuğu alınan bilirkişi raporu ile sabittir. Davacı 3.kişinin payları satın almadan önce yapılan 05.06.2009 tarihli hacizde borçluya ait sadece 1000 adet pay haczedilmiştir. Dava ise bu tarihten önce dava dışı şahıslara devredilen 129.000 adet pay için açılmıştır. Dolayısı ile 05.06.2009 tarihli haciz bu davanın konusu değildir. Dava konusu olan haciz, alacaklının 04.12.2009 tarihinde yaptığı talep doğrultusunda 129.000 adet payın 103 davetiyesi ile haczine ilişkindir. Alacaklı vekili tarafından bu yönde yapılan talep icra müdürünce kabul edilmiş ve 103 davetiyesinin tebliğine karar verilmiş isede davetiye sadece borçluya yapılmış İİK'nun 94.maddesinde belirtildiği şekilde Anonim Şirkete tebligat yapılmamıştır. Davanın açıldığı 10.05.2010 tarihinde henüz bu yönde yapılmış bir tebligat bulunmadığından dava tarihinde geçerli bir haczin varlığından ve dava süresinin başladığından söz edilemez. Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında geçerli bir haczin varlığı dava koşulu olduğundan davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken hatalı dağerlendirme ile süre ve esastan reddine karar verilmesi hatalı ise de karar sonucu itibari ile doğru olduğundan, karar düzeltim isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Kanunun 442.maddesi uyarınca uyarınca 219,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine 10.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.