Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/7977 E. 2010/11351 K. – İstihkak
Konu: İstihkak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7977
- Karar No
- 2010/11351
- Karar Tarihi
- Konu
- İstihkak
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-k.davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün 2009/22329 Esas sayılı dosyasından trafik kaydına 15.07.2009 tarihinde haciz konulan 16 GD 938 plakalı aracın,08.05.2009 tarihinde borçlu şirketten satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasındaki satış işleminin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ve muvaazalı yapıldığını belirterek davanın reddini, karşı dava olarak satış işlemine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. Borçluya tebligat yapılamamıştır. Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; 2918 Sayılı KTK'nun 20. Maddesi gereğince davacı 3. kişinin dava konusu aracı hacizden önce satın aldığı gerekçesiyle davanın kabülüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık İİK 96 madde gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK 97/17 madde gereğince istihkak davasına karşı açılmış tasarrufun iptali davasıdır. İİK 282.maddesi gereğince tasarrufun iptali davası borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlu tara- 2010/7977 2010/11351 fından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçılarına karşı açılır. Bunlardan başka kötüniyetli sahibi 3.kişiler aleyhinede açılabilir.Somut olayda davacı alacaklı tarafından karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açılmış borçlu taraf gösterildiği halde davalı borçlu şirkete dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru olmadığı gibi HUMK'nun 388 ve Anayasa'nın 141.maddesinde mahkeme kararlarının gerekçeli yazılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda davalı alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davası reddedilmiş ancak bunun nedenleri karar yerinde tartışılmamış ve gerekçe yazılmamış olması da isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı alacaklıya geri verilmesine 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.