Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/1921 E. 2010/9204 K.

Konu: İstihkak İddiasının Reddi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1921
Karar No
2010/9204
Karar Tarihi
Konu
İstihkak İddiasının Reddi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2008/22392 -20824 Esas sayılı dosyalarından, borçlu hakkında başka takip dosyalarından hacizlerin yapıldığı işyerinde 09.01.2009 tarihindeki haciz sırasında 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı 3.kişi vekili, haciz yapılan işyerinin borçlu ile bir ilgisi bulunmadığını, 3.kişiye ait olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, haciz adresinin borçluya ödeme emrinin tebliğ edilen adresten farklı olduğu ve 3.kişi huzurunda haciz yapıldığından mülkiyet karinesinin davacı yararına olduğu,alacaklının hacizli malların borçluya ait olduğunu ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar vermiş hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir. Dava konusu taşınır mallar 09.01.2009 tarihinde, davacı 3.kişi şirketin temsilcisi huzurunda haczedilmiştir. Bu durumda mülkiyet karinesi davacı 3.kişi şirket yararınadır. Davalı alacaklının, mülkiyet karinesinin aksini her türlü delille ispatlaması olanaklıdır. Somut olayda, borçlu şirketin ticari sicil kayıtlarından haciz adresinin şirket adresi olmamakla birlikte ticaret sicilde kayıtlı adresine çıkarılan ödeme emrinin şirketin taşındığından tebliğ edilemediği, tebliğin Tebligat Kanunun 35.maddesine göre yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı alacaklının delil olarak sunduğu Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2008/22726 Esas sayılı dosyasından, dava konusu haciz adresinde 21.11.2008 tarihli haciz sırasında, mahalde bulunan bilgisayarda borçlu şirkte ait pek çok kaydın bulunduğu tesbit edilmiştir. Haciz tutanakları İİK’nun 8.maddesine göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğindedir. Mahkemece celp edilen SSK kayıtlarından, davacı şirketin kurucu ortakları ...’ın borçlu şirketin 27.09.2008 tarihine kadar sigortalı işçileri iken borcun doğumundan sonra 15.09.2008 tarihinde aynı faaliyet alanında davalı 3.kişi şirketi kurdukları sabittir. Yapılan bu işlemler alacaklılardan mal kaçırma amacına dönük danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğundan, devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular karşısında, davacı alacaklının davasının kabulüne karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/1921, K. 2010/9204, T. 02.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2010-1921-e-2010-9204-k-29c644a0783d