Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/6333 E. 2024/458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6333
- Karar No
- 2024/458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı alacaklı vekili, davalı 3. kişinin kiracısı olduğunu iddia ettiği davadışı ... Sağlık A.Ş. ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu, iflasına karar verilen davadışı ... Sağlık A.Ş.’nin iflas tasfiye işlemlerine başlandığını, iflas idaresince hacze konu menkullerin müflis şirkete ait olup iflas masasına dahil edildiğinin bildirildiği, davalı 3. kişi tarafından iflas masasına karşı açılmış bir istihkak davası bulunmadığından, hacizli mallar üzerinde davalı 3. kişinin istihkak iddiasının dinlenemeyeceğini iddia ederek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait taşınmazda haciz yapıldığını, taşınmazın dava dışı ... Şirketine kiralandığını, ... Şirketinin iflas ederek taşınmazı gizlice terk ettiğini, müvekkilinin takip borçlusunu tanımadığını, haczedilen klimalar ve jeneratörün demirbaşı olarak taşınmazla birlikte kiraya verildiğini, mahcuzların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu açıklayarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı borçlu şirket ile dava dışı ... şirketi arasında organik bağ olgusunun değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dosyaya sunulan ve getirtilen bilgi ve belgelere göre ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı vekili istinaf yolunu başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, haczedilen menkullerin üzerinde bulunduğu taşınmazın davacı 3. kişiye ait olması nedeniyle davalı 3. kişiden yana olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı tarafından inandırıcı ve kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacının karinenin aksini ispatlayamadığı, malların, davalı 3. kişinin zilyetliğinde haczedilmiş olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Dava konusu haciz yapılan adreste taşınmaz maliki olduğunu söyleyen 3. kişi ...'ın istihkak iddiasını alacaklının kabul etmemesi üzerine İcra Müdürlüğünce istihkak konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın İİK 96-97. maddelerine göre İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, 3. kişi tarafından müdürlük işleminin iptali ile haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 24.11.2017 tarih, 2017/953 Esas , 2017/825 karar sayılı kararı ile, şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapıldığının tespitine karar verilmiş, alacaklı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, şikayetin reddine karar verilmiş, istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.04.2021 tarih, 2019/6296 Esas, 2021/3724 Karar sayılı kararı ile, şikayet konusu 10.08.2016 tarihli haciz, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı üçüncü kişiye ait taşınmazda yapılmış, haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisi veya ortağı hazır bulunmamış, haciz mahallinde borçluyla ilgili evrak araştırılması yapılmamış olduğuna göre mahcuzların haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişi elinde olduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki üçüncü kişi borçlu şirket ortağı veya yetkilisi olmayıp farklı icra dosyasında yapılan hacizde hazır bulunan Nurkan Toksoy isimli şahsın hem borçlu hem de dava konusu haczin yapıldığı taşınmazda kiracı olan dava dışı ... ... A.Ş.'nin yetkilisi olmasının istihkak davasında değerlendirilmesi gerektiğinden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyarak şikayetin kabulüne verildiğinden davacı alacaklı tarafından eldeki dava açılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, icra mahkemesine şikayet üzerine haciz mahallindeki ilk andaki duruma göre dava açma külfeti taraflardan herhangi birine yükletilmiş olsa dahi istihkak davalarında mülkiyet karinesi ve ispat yükü sadece tarafların dosyada davalı veya davacı olup olmamasına göre değil, haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan kişiler ve adresin borçluyla irtibatını kuracak bir takım bilgi ve belgelere rastlanması, takibin tarafı ve 3. kişinin ticaret sicilde ve vergi dairesinde kayıtlı adresleri ile ortaklık yapıları (hisse devirleri-tarihleri) gibi bir çok veri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmaktadır. Bu sebeple dar yetkili icra mahkemesince verilen ispat külfetine ilişkin kararın, genel hükümlere göre yargılama yapılan istihkak davasında tartışılarak ispat külfetinin yer değiştirmesine karar verilmesi mümkündür. Dava konusu 09.08.2016 tarihli haciz, davadışı ... Sağlık A.Ş.’nin ticaret sicil adresinde yapılmış olup ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirketin tek ortağı olan ...’un, davadışı ... A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve yetkili temsilcisi olduğu görülmüştür. Davacı alacaklının delil olarak dayandığı Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2016/884 Esas sayılı dosyasında dava konusu hacizle aynı yerde 19.02.2016 tarihinde yapılan haciz de, hazır bulunan Nurhan Toksoy’un, borçlu ve ... şirketinin sahibi olduğunu, borçlunun çalışanlarının bir kısmının ... şirketine geçtiğini beyan ettiği görülmüştür. Öte yandan, dava konusu haciz mahallinin kapalı olduğu,davalı 3. kişinin haciz mahalline sonradan gelerek istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı üçüncü kişi, menkul malların taşınmazla birlikte ... kiraya verildiğini iddia etmiş ise de buna dair kira sözleşmesi sunamadığı gibi menkul malların kendi zilyetliğinde bulunduğu yönünde bir iddiası da bulunmamaktadır. O halde, İİK'nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davanın İİK m. 99 gereğince alacaklı tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı 3. kişi tarafından, kira ilişkisi delillendirilmediği, mahcuzlara dair fatura vs belge sunulmadığı, dava konusu haczin yapıldığı adreste ticaret sicile göre faal olan davadışı ... şirketinin iflasına karar verilmesi nedeni ile İflas idaresince, hacze konu menkullerin müflis ... şirketine ait olup iflas masasına dahil edildiğinin bildirildiği görülmüş, bu durumda davalı 3. kişi karinenin aksini ispat edememiştir. O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.