Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2009/4256 E. 2009/4758 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4256
Karar No
2009/4758
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesine aykırılık suçundan sanık ... hakkında açılan davanın yargılaması sırasında, sanığın eyleminin hapis ve adli para cezası gerektirdiği ve iddianame ile kamu davası açılması gerektiğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8.maddesi uyarınca yargılamanın durmasına ilişkin Buldan İcra Mahkemesinin 31.07.2006 tarihli ve 2006/103-170 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2006 tarihli ve 2006/653 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tebliğname ile; sanığa isnat olunan suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 1.fıkrasında "...bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" hükmünün yer aldığı, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara,İcra Mahkemesince bakılır" hükmü karşısında, şüpheliye karşı yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılanmaya başlanması gerekeceği, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.02.2007 tarihli, 2007/17-16 esas, 2007/28 sayılı kararında da belirtildiği nazara alınmadan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17.04.2009 gün ve 23011 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 22.05.2009 gün ve K.Y.B:2009/107066 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 333/a.maddesinde, "Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti..." üzerine cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de "Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır" hükümleri karşısında, şüphelilere yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesine 29.11.2006 tarihli ve 2006/653 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/4256, K. 2009/4758, T. 29.06.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2009-4256-e-2009-4758-k-5b74613d6289