Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2008/4894 E. 2008/4578 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/4894
- Karar No
- 2008/4578
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Ticareti terk etmek suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve iflâs Kanunu'nun 337/a. maddesi uyarınca 3 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Şişli 2. İcra Mahkemesinin 08/03/2007 tarihli ve 2005/3924 esas, 2007/612 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 01/08/2007 tarihli ve 2007/1142-1142 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tebliğname ile; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesinde yer alan "44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmüne aykırı olarak, yürürlükte olmayan mevzuat hükümlerine göre adı geçen sanığın cezalandırılmış olması karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmemekle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.04.2008 gün ve 2008/21941 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 02.05.2008 tarihli K.Y.B:2008/95343 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Sanığa isnat olunan suç 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesinde üç aydan bir seneye kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1.6.2005 tarihli Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa'nın 8. maddesiyle anılan kanun'un 337/a maddesi değiştirilerek üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Borçlu sanık hakkında Şişli 1. İcra Müdürlüğünün 2005/9077 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle 24.5.2005 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine süresi içerisinde 26.5.2005 havale tarihli mal beyanı dilekçesinde "....daha önce esnaflık yapıyordum, iflas etmem sebebiyle esnaflığı bıraktım. Şu anda borcu ödeyecek hiç bir maddi imkanım yoktur. Maddi imkanım olmadığı gibi hiç bir işim yoktur...." şeklinde ifadenin bulunduğu gözetildiğinde, borçlu sanığın ticareti 1.6.2005 tarihinden önce bıraktığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu'nun 337/a maddesinin uygulanması gerektiği, anılan maddede üç aydan bir seneye kadar hafif hapis cezasının öngörüldüğü, ne var ki, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile değişik 7. maddesinin birinci fıkrasında, "kanunlarda "hafif hapis" veya "hafif para" cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür...."hükmü uyarınca hafif hapis cezasının idari para cezasına dönüştürülmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte olmayan bir hükme dayanılarak üç ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmaya karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. ./.. 2008/4894-4578 S/2 Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname farklı gerekçe ile yerinde görüldüğünden İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 1.8.2007 gün ve 2007/1142-1142 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma üzerine 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması zorunluluğundan; Ticareti terk hükümlerine aykırı davranmak eyleminden dolayı sanık ...'in 5349 sayılı Yasa İle Değişik 5252 sayılı Yasa'nın 7, 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak üç ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL'den hesaplanarak sonuç olarak 1.800.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 23.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.