Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2007/3846 E. 2007/3521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/3846
- Karar No
- 2007/3521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda yargılamanın durdurulmasına, iddialarla ilgili soruşturma yapılarak dava açılıp açılmaması hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, İstanbul 8.İcra Mahkemesinin 06.11.2006 tarihli ve 2006/1530-4060 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 tarihli ve 2006/402 müteferrik sayılı kararı kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığa isnat olunan suç 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” hükmünün yer aldığı, aynı kanunun "Muhakeme Usulü" başlıklı 349/1. maddesinde, muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre, şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğü giren 5358 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 346. maddesinin son fıkrasındaki "Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır" hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanması gerektiği, bu hususun benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 14.06.2006 tarihli ve 2006/1905-4592 sayılı ilamıylada kabul edilmiş olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.07.2007 gün ve 39900 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 16.08.2007 gün ve 2007/165218 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında "bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur,” yine anılan Kanun’un 349.maddesinde "muhakeme usulü"ne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır" hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İstanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 tarihli ve 2006/402 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oy birliğiile karar verildi.