Yargıtay · 16. Ceza Dairesi

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2649 E. 2018/2101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2017/2649
Karar No
2018/2101
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Kamu malına zarar verme, Görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve terör örgütü propagandası yapma Hüküm : 1-TCK'nın 220/6 maddesi delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 220/6, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet, 2-Kamu malına zarar verme, Görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve terör örgütü propagandası yapma suçlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, itiraz konusunun mahallinde incelenip sonuçlandırılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II-Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hükümde, öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK'nın 220/6. maddesi gereğince indirim uygulandıktan sonra 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği halde yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanığın TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan TCK’nın 314/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 2-TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1. bendine "TCK’nın 220/6." ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 314/3." ibaresinin yazılması ve TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/2649, K. 2018/2101, T. 26.06.2018, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-ceza-dairesi-2017-2649-e-2018-2101-k-26c3f1f58080