Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2007/5752 E. 2008/642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/5752
- Karar No
- 2008/642
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava kamyon tamiratından dolayı ödenmeyen bedelin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptâli ve takibin devamı istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan icra takibi üzerine borçlu hem icra dairesinin yetkisine, hem de borcun aslına itiraz etmiş ve bu nedenle itirazın iptâli için İİK’nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptâli ve takibin devamı istemi ile temyize konu dava açılmıştır. İcra takibinde hem icra dairesinin yetkisine ve hem de borcun esasına itiraz edilmesi halinde mahkemece önce icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz incelenerek takibe yapılan yetki itirazı yerinde ise davanın reddine, aksi takdirde borcun esasına yapılan itiraz incelenerek hasıl olacak sonuca göre istek karara bağlanmalıdır. Bilindiği gibi İİK’nın 50.maddesi uyarınca HUMK’nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle icra takibi borçlunun ikâmetgahının bulunduğu, sözleşmede yetki kuralı varsa yetkili kılındığı veya HUMK’nın 10.maddesi uyarınca mukavelenin icra olunacağı mahalde bulunan icra dairelerinde yapılabilir. Dava konusu olayda icra takibi işin icra olunduğu Konya İcra Dairelerinde yapıldığından HUMK’nın 10.maddesi uyarınca bu yerde yapılan takibin yetki kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Davalı takibe itirazında ve davaya verdiği cevabında mahkemenin yetkisine ve borcun esasına da itiraz etmiştir. Ayrıca alacaklı davacı ile aralarında akdî ilişkinin bulunmadığını da savunmaktadır. Bu durumda davacı akdî ilişkinin mevcudiyetini yazılı delille kanıtlayamadığından mahkemece dava dilekçesinde her türlü delil denilmek suretiyle yemin hakkına da dayanıldığından akdî ilişkinin ispatı açısından davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmalı, akdî ilişki yeminle ispatlanamadığı takdirde dava şimdiki gibi reddedilmeli, teklif edilen yemin sonunda akdî ilişki kabul edildiğinde mahkemece icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz kaldırılarak davanın esasına girilip oluşacak sonuca göre itirazın iptâli hakkında esastan karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurulmadan davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.