Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2007/2282 E. 2008/1622 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/2282
Karar No
2008/1622
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, İİK’nın 67.maddesi hükmüne dayalı açılmış olup icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâline ilişkindir. Eyüp 1.İcra Müdürlüğü’nün 2003/3533 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin, davalı hakkında adi takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde; 04.04.2003 tarihli, 87.046 numaralı ve 2.311.136.200 TL. tutarlı; 11.12.2002 tarihli, 87040 numaralı ve 15.858.846.000 TL. tutarlı, 26.03.2003 tarihli, 87.045 numaralı ve 11.601.347.000 TL. tutarlı; 20.12.2002 tarihli, 87.041 numaralı ve 309.160.000 TL. tutarlı faturaları dayanak almak suretiyle, 13.000.000.000 TL. işlemiş faiz ve 11.000.000.000 TL. işçilik alacağı olmak üzere toplam 54.000.000.000 TL. alacağın tahsilini istediği, takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, bir yıllık süresi içinde açılmış olduğu saptanmış bulunmaktadır. Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek (25.580,49) YTL fatura konusu asıl alacak kısmı üzerinden davalının vâki itirazının iptâline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmadığı gibi "yazılı delil başlangıcı" niteliğinde bir belge de dosya kapsamına sunulmamıştır. İcra takibine dayanak alınan faturalar incelendiğinde; sadece, malzeme cinslerini, ilgisine göre ağırlığını, uzunluğunu, yüzölçümünü ve adedini ve bedellerini faturaların gösterdiği, işçilik bedeli faturlarda yeralmadığı gibi, bu malzemelerin davalının inşaatında davacı tarafından kulanılmış olduğuna yönelik bir kayıt da yer almamaktadır. Kaldı ki, takip talepnamesinde takip alacaklısı davacı tarafından, işçilik ücreti alacağı gösterildiği halde şirketi temsile yetkili kişilerin davalı tarafından önerilen yemini eda ederek 27.12.2006 günlü oturumda yaptıkları yeminli açıklamalarında icra takibine dayanak alınan faturalardaki alacağın sadece davalıya teslim edilen ve davalı tarafından inşaatında kullandığı malzemelerin bedeli, olduğunu; bu malzemelerle ilgili işlerin davacı şirket tarafından yapılmadığını ve dolayısıyle işçilik alacağının bulunmadığını, faturalarda yer alan malzemelerden ayrı iş olan kombi tesisatı kurulması işini yaparak çalışır vaziyette ve ayıpsız olarak teslim ettiklerini bildirmişlerdir. O halde, davacı şirketi temsile yetkili kişilerin yeminli açıklamalarına göre, dava ve takip konusu işçilik alacağına davalınn vakî itirazı haklı olmaktadır. Davacının takip ve dava konusu işlemiş temerrüt faizi tutarını istemeye hakkının bulunmadığı da saptanmıştır. Saptanan durum bu olunca da; bedeli uyuşmazlık konusu olan malzemelerin sözlü eser sözleşmesinin gereği olarak iş sahibi davalıya teslim edildiğinin ve malzemelerin iade edilmediğinin davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanması zorunludur. Bedeli uyuşmazlık konusu olan malzemelerin davalıya teslimini yasal olarak davacı kanıtlamakla ödevli olduğuna göre; bu hususa yönelik olarak davalının davacıya yemin önerisinde bulunması ve davacı tarafın önerilen yemini yerine getirmesi hukuksal sonuç doğurmaz. Çünkü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.10.1991 tarih, 1991/11-384 Esas ve 1991/543 Karar sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere; ispat yükümlülüğü üzerinde olmayan tarafın yemin teklif etmesi halinde, mahkemenin ispat yükümlülüğünün kendisinde olmadığını ve bu yükümlülüğü devralıp devralmayacağını açıkça sorarak kabul ettiği takdirde, bunu tutanağa yazdıktan sonra yemini eda ettirmesi gerekmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere; aksi halde, yemin teklifi ve bunun eda edilmiş olması hukuksal bir sonuç doğurmaz. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; Eyüp 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/138 D.İş sayılı delil tespiti dosyası da getirtilerek, davalının dosyaya sunulan 05.01.2004 tarihli bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmiş olmasına karşın, kapsamına itirazının bulunup bulunmadığı kapsamında bilirkişi raporunu kabul edip etmediği incelenerek kabul edilmiş ise; faturada yazılı malzemelerin fatura tarihlerindeki değerleri uzman bilirkişiye hesaplattırılmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Aksi halde ise, bedeli uyuşmazlık konusu olan malzemelerin davalıya teslim edilmiş olduğunu ve davalının malzemeleri imal ettiğini kanıtlayabilmesi için davacı tarafa olanak verilmesi ve malzemelerin teslim edildiğinin kanıtlanması durumunda da az yukarıda açıklanan şekilde haksız iktisap teşkil edecek malzeme bedellerinin taleple bağlı kalınarak üzerinden takibin iptâline karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine; 2.bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/2282, K. 2008/1622, T. 14.03.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-hukuk-dairesi-2007-2282-e-2008-1622-k-28de3c470e11