Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/6120 E. 2013/11788 K.
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/6120
- Karar No
- 2013/11788
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala Zarar Verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Sanık ...'nin yol üzerinde karşılaştığı katılanın otomobiline taş atıp camını kırması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin "mala zarar verme" suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Nüfus kayıtları itibarı ile sanığın, şikayetçi ...'nın eşinin annesi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 167/1-b maddesi uyarınca sanık hakkında cezaya hükmolunamayacağının gözetilmemesi, Kabule göre de; 2) Olayın hangi tarafın haksız hareketi ile başladığının belirlenememesi karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3) Tayin olunan adli para cezasının taksitlendirildiği kısımda 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.