Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/19550 E. 2013/20363 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19550
- Karar No
- 2013/20363
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat ... ve sanık ..., katılan... Bet. San Tic. vekili Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek ... gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Somut olayda;Tuna Elektrikli Ev Aletleri ve Mobilya San. Tic. yetkilisi şikayetçi ...’in ... yerine ait telefondan arayan ve kendisini Kazım hoca olarak tanıtan şahıs “kombi var mı, kaç paradan satıyorsun,4 tane lazım hemen teslim edebilirmisin? ” gibi sorular sorduğu şikayetçi de tanesini 1,350 TL den verebileceğini söylediğinde, arayan kişi Arnavutköy de ki kuran kursu için 3 adet, Bağcılar cami için de 1 adet olmak üzere toplam 4 adet kombi alacağını, Diyanet Vakfına ait 5,400 TL meblağlı çek gönderip kombileri aldırtacağını söylediği, aynı gün nakliyeci olduğunu söyleyen Ferhat Gültekin ile Kenan Özkayhan şikayetçinin ... yerine giderek kendilerini Kazım hoca tarafından gönderildiklerini kombi almaya geldiklerini söyleyip Kazım hoca tarafından kendilerine verilen Halk Bankası Eyüp şubesine ait 26.08.2005 keşide tarihli 5,400 TL meblağlı çeki şikayetçiye verdikleri, şikayetçinin de bu çeki bankadan sormam lazım dediği ertesi gün banka görevlilerinin çekin çalıntı olduğunu söyledikleri, kendisini Kazım hoca ismi ile tanıtan kişinin tekrar şikayetçiyi aradığı, şikayetçinin çekte bir sorun yok kombileri alabilirsiniz diye cevap verdiği, kendisini Kazım hoca olarak tanıtan kişinin ... olduğu nakliyeci olarak gelen Ferhat Gültekin ve Kenan Özkaynak’ ın beyanlarının anlaşıldığı, sanık ... ile ...’ın 34 RKE 79 plaka sayılı araç ile nakliyecilerin ... yeri önünde 5-6 kez tur atarak olan biteni gözledikleri, böylece her iki sanığın bu olay nedeni ile birlikte hareket ettikleri,araç içinde yakalandıklarında sanık ... üzerinde Mithat Sarıtepe ismine düzenlenmiş kendi fotoğrafı olan sahte sürücü belgesinin çıktığı, sanıklardan Münür’ün evinde yapılan aramada muhtelif ve katılan firmalara ait sahte şirket kaşelerinin ele geçirildiği, birleşen dosyada sanık ...’ın ... isimli kişiden aldığı hayvanların parasını uzun süre ödeyememesi nedeni ile borcunu ödemek için Dursun Akbulut adlı kişiden 200 TL karşılığında aldığını söylediği Diyanet Vakfı Eyüp şubesine ait 6,950 TL meblağlı çeki katılan ...’ e verdiği söz konusu çeki bankaya ibrazında çalıntı çek olduğu anlaşıldığı, Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında 08.11.2005 tarihli iddianame ile şikayetçi ... ve ... ‘e karşı eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan ve katılan firmalara karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçundan ( 3 kez) açılan davada zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği kabul edilmiştir, 1-Sanık ... ve ... hakkında boş çek yaprakları bulundurmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dolandırıcılığa teşebbüs suçunu boş çek yaprakları bulundurmak suretiyle işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçta, yapılan arama sonucu sanıkların bulunduğu araçtan elde edilen boş çek yapraklarının şikayetçi ... adına düzenlenmiş olması nedeniyle doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan Baştaş Hazır Bet. San Tic. Şirketinin bu yönden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. Maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında Mitat Sarıtepe adına sahte sürücü belgesini kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 3-Sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçi ...’e karşı eylemleri nedeniyle dolandırcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında şikayetçi Sabri Çakier’e karşı eylemi nedeniyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak, a- Hükmün “1-a)” no lu maddesinde, dolandırıcılık suçundan 08.11.2005 tarihli iddianame ile hakkında dava açılan sanık ...’ın mahkumiyeti yerine dava açılmayan sanık ... adına cezaya hükmedilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, b-Hükmün “1-a)” no lu maddesinde, sanıkların şikayetçi ...’e karşı olan eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmış olmasına rağmen 5237 sayılı TCK’nın 35 maddesi uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, c-Hükmün “2-a) ve b)” no lu maddelerinde, dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından 19.06.2006 tarihli iddianame ile hakkında dava açılan sanık ...’ın mahkumiyeti yerine dava açılmayan sanık ... adına cezaya hükmedilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, d-TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından;vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, e-Her bir sanığın sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin tamamının sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafi, sanık ... ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.